siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2026 Pazar

İsviçre Milli Günü Ankara'da Coşkuyla Kutlandı-Yılmaz Parlar

  İsviçre Milli Günü Ankara'da Coşkuyla Kutlandı

Yapay Zekâ, Bilim Diplomasisi ve Güçlü Ekonomik Ortaklık Mesajları Damga Vurdu

İsviçre Konfederasyonu'nun 1 Ağustos Ulusal Günü dolayısıyla, İsviçre'nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer ve eşi Farin Scheurer ev sahipliğinde, 29 Temmuz 2026 Çarşamba akşamı Ankara'daki İsviçre Büyükelçiliği'nde görkemli bir resepsiyon düzenlendi.

Diplomasi, ekonomi, bilim ve akademi dünyasının önemli isimlerini buluşturan gece, Türkiye ile İsviçre arasında 100 yılı aşan dostluğun, güçlü ekonomik ortaklığın ve geleceğe yönelik yapay zekâ vizyonunun öne çıktığı anlamlı mesajlara sahne oldu.

Resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, yabancı misyon temsilcileri, milletvekilleri, akademisyenler, iş dünyasının önde gelen isimleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Tören, Türkiye ve İsviçre milli marşlarının okunmasıyla başladı.

Büyükelçi Scheurer, "İnovasyon İsviçre'nin DNA'sıdır"

Konuşmasına davetlileri selamlayarak başlayan Büyükelçi Guillaume Scheurer, İsviçre'nin başarısının yalnızca ekonomik güçten ibaret olmadığını, bunun temelinde yenilikçilik, güven, istikrar ve gelenek bulunduğunu söyledi.

Esprili bir ifadeyle, geçen yıl olduğu gibi davetlilerin Mustafa Sandal'ı beklediğini belirten Scheurer,

"İsviçre, her yıl aynı programı sunsaydı üst üste dünyanın en yenilikçi ülkeleri arasında yer alamazdı."

diyerek inovasyon kültürünün ülkesinin en önemli karakteri olduğunu vurguladı.

Konuşmasında geleneksel Alp Boynuzu (Alphorn) müziğini de İsviçre'nin kültürel mirasının önemli bir sembolü olarak gösteren Scheurer, yüzyıllar boyunca bu enstrümanın dağlar arasında insanları birbirine bağlayan bir iletişim aracı olduğunu anlattı.

Yeni İletişim Devrimi Yapay Zekâdır

Büyükelçi Scheurer'in konuşmasının merkezinde ise yapay zekâ vardı.

Bugünün dünyasında yeni iletişim devriminin Yapay Zekâ olduğunu belirten Scheurer,

"Yapay zekâ büyük fırsatlar sunuyor. Ancak güven, sorumluluk ve uluslararası iş birliği olmadan bu potansiyel tam anlamıyla gerçekleşemez." ifadelerini kullandı.

Cenevre'nin artık yalnızca diplomasi merkezi değil, aynı zamanda küresel Yapay Zekâ yönetişiminin merkezi haline geldiğini belirten Scheurer, 2027 yılında düzenlenecek Geneva AI Summit (Cenevre Yapay Zekâ Zirvesi) öncesinde Türkiye ile birlikte yürütülecek "Road to Geneva" etkinliklerini duyurdu.

İsviçre-Türkiye Dostluğu Yeni Bir Döneme Giriyor

Büyükelçi Scheurer, iki ülke arasındaki ilişkilerin ortak değerler üzerine kurulduğunu belirterek dikkat çekici rakamlar paylaştı.

Bugün İsviçre'nin Türkiye'deki en büyük altıncı yabancı yatırımcı konumunda bulunduğunu ifade eden Scheurer,

Türkiye genelinde 200'den fazla İsviçre şirketinin faaliyet gösterdiğini,

İki ülke arasında her gün 31 direkt uçuş gerçekleştirildiğini,

Her yıl 2,7 milyondan fazla yolcunun Zürih, Basel ve Cenevre havaalanlarını kullandığını söyledi.

Turizm, eğitim, kültür ve iş dünyasının iki ülkeyi birbirine her geçen gün daha fazla yakınlaştırdığını belirten Scheurer, Türkiye'nin İsviçre Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'ndan esinlenerek kabul ettiği hukuk sisteminin 100. yılını da özel olarak hatırlattı.

"Bu ortak hukuki miras, iki ülke arasındaki güvenin en kalıcı sembollerinden biridir."dedi.

Bozay, "Bugün Çok Yönlü ve Mükemmel Bir İlişki Düzeyindeyiz"

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ise yaptığı konuşmada İsviçre halkının Ulusal Günü'nü kutladı.

Bozay, zaman zaman zorlu dönemler yaşansa da bugün Türkiye ile İsviçre'nin çok güçlü ilişkiler kurduğunu belirterek,

"Bugün mükemmel ve çok yönlü bir ilişki yelpazesine sahibiz." ifadelerini kullandı.

Bozay, ekonomik ilişkilerin de son derece güçlü olduğunu belirterek iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 18 milyar dolar seviyesine ulaştığını, İsviçre'den Türkiye'ye yapılan doğrudan yatırımların son yirmi yılda 5 milyar doları aştığını ifade etti.

Bilim Diplomasisinin Yüzü, Prof. Dr. Bilge Demirköz

Gecenin en anlamlı anlarından biri ise 2026 Tell Ödülü'nün takdim edilmesi oldu.

Büyükelçi Scheurer, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İVMER Müdürü ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Yapay Zekâ Bilimsel Paneli üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz'e ödülünü takdim etti.

Scheurer, Demirköz'ü,

"İsviçre-Türkiye iş birliğinin en başarılı örneklerinden biri" olarak nitelendirirken; uluslararası yapay zekâ çalışmaları, parçacık fiziği, uzay bilimleri ve genç araştırmacılara verdiği destek nedeniyle ödüle layık görüldüğünü söyledi.

Prof. Dr. Bilge Demirköz, "Bilim Diplomasisi Geleceği Birlikte İnşa Etmektir"

Ödül konuşmasında Prof. Dr. Bilge Demirköz ise salondan uzun süre alkış aldı.

Cenevre'nin yalnızca diplomasi değil, aynı zamanda geleceğe bakış açısını temsil ettiğini ifade eden Demirköz,

Türkiye'nin CERN'e ortak üye olma sürecinde edindiği deneyimlerin bugün yapay zekâ alanındaki uluslararası iş birliklerine ışık tuttuğunu söyledi.

Konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanan Demirköz,

"Parçacık fiziğinden yapay zekâya geçiş sanıldığı kadar büyük değildir. Parçacık fiziğinde atom altı parçacıkların çarpışmasını inceliyoruz; bugün ise teknolojinin insanî değerlerle çarpışması halinde ne olacağını anlamaya çalışıyoruz." dedi.

Bilim diplomasisinin teknolojiye teslim olmak değil, teknolojiyi insanlık yararına yönlendirmek olduğunu vurgulayan Demirköz,

uluslararası iş birliği, etik değerler ve ortak aklın geleceğin en önemli anahtarları olacağını söyledi.

İsviçre'nin Başarısının Sırrı, İnovasyon ve Güven

Resepsiyonda verilen mesajlar, İsviçre'nin yalnızca finans ve bankacılık ülkesi olmadığını; inovasyon, bilim, teknoloji, hukuk ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında da küresel liderliğini sürdürdüğünü ortaya koydu.

Büyükelçi Scheurer'in konuşmalarında özellikle; inovasyon,  güven,  hukukun üstünlüğü,  uluslararası iş birliği, yapay zekâ yönetişimi, sürdürülebilir kalkınma, özel sektör dinamizmi başlıkları ön plana çıktı.

Ekonomik Ortaklık Güçleniyor

Türkiye ile İsviçre arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda ivmesini artırmayı sürdürüyor.

İsviçre, Türkiye'nin önemli yatırımcı ülkeleri arasında yer alırken; ilaç, makine, kimya, finans, enerji, madencilik ve ileri teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren çok sayıda İsviçre şirketi Türkiye ekonomisine katkı sunuyor.

İki ülke arasında ihracat finansmanı, yeşil dönüşüm, temiz teknolojiler, biyoteknoloji, medikal teknolojiler ve yapay zekâ alanlarında geliştirilen yeni iş birlikleri ise ekonomik ilişkilerin geleceğine yönelik güçlü bir vizyon ortaya koyuyor.

Asırlık Dostluk, Ortak Gelecek

Ankara'daki resepsiyon, yalnızca bir milli gün kutlaması olmanın ötesinde; Türkiye ile İsviçre arasındaki 100 yılı aşkın diplomatik dostluğun, ortak hukuk mirasının, güçlü ekonomik bağların ve bilim diplomasisi ekseninde şekillenen yeni iş birliği döneminin sembolü olarak hafızalarda yer etti.

Yapay zekâdan sürdürülebilir kalkınmaya, bilim diplomasisinden ekonomik ortaklığa uzanan mesajlar, iki ülkenin geleceği birlikte inşa etme iradesini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle Prof. Dr. Bilge Demirköz'e verilen 2026 Tell Ödülü ve "Road to Geneva" girişimi, Türkiye ile İsviçre arasında bilim ve teknoloji alanında yeni bir dönemin kapısını aralayan önemli adımlar olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@yahoo.com

Swiss National Day Celebrated with Great Enthusiasm in Ankara

Artificial Intelligence, Science Diplomacy, and a Strong Economic Partnership Took Center Stage

On the occasion of the Swiss Confederation's National Day on August 1, the Ambassador of Switzerland to Türkiye, Guillaume Scheurer, and his wife Farin Scheurer hosted a distinguished reception at the Embassy of Switzerland in Ankara on the evening of Wednesday, July 29, 2026.

The event brought together leading figures from diplomacy, business, science, academia, and government, highlighting the more than one hundred years of friendship between Türkiye and Switzerland, their robust economic partnership, and a shared vision for the future driven by artificial intelligence and innovation.

Among the distinguished guests were Deputy Foreign Minister and Director for EU Affairs Ambassador Mehmet Kemal Bozay, ambassadors, members of parliament, academics, business leaders, and representatives of the diplomatic community.

The ceremony began with the national anthems of Türkiye and Switzerland.

Ambassador Scheurer: "Innovation Is in Switzerland's DNA"

Opening his remarks, Ambassador Guillaume Scheurer emphasized that Switzerland's success is built not only on economic strength but also on innovation, stability, reliability, trust, and tradition.

With a touch of humor, he noted that many guests were expecting another performance by Turkish pop star Mustafa Sandal, as in the previous year.

"Switzerland would not have been ranked among the world's most innovative countries year after year if we presented exactly the same program every year."

He also highlighted the traditional Swiss alphorn, describing it as a cultural symbol that connected people across mountains and valleys for centuries before today's digital era.

"Artificial Intelligence Is the New Communication Revolution"

Artificial intelligence formed the centerpiece of Ambassador Scheurer's address.

He described AI as the world's new communication revolution, stressing that while it offers extraordinary opportunities, its full potential can only be realized through trust, responsibility, and international cooperation.

Scheurer underlined that Geneva has evolved into a global hub for AI governance, bringing together governments, academia, businesses, and civil society to shape responsible artificial intelligence.

Looking ahead to the Geneva AI Summit 2027, he announced the launch of the "Road to Geneva" initiative in cooperation with Turkish partners, aimed at strengthening innovation ecosystems and promoting international dialogue on AI.

A New Chapter in Swiss-Turkish Relations

Ambassador Scheurer also shared significant milestones reflecting the strength of bilateral relations.

He noted that Switzerland is currently the sixth-largest foreign investor in Türkiye, with more than 200 Swiss companies operating across the country.

He further highlighted that:

31 direct flights connect Türkiye and Switzerland every day.

More than 2.7 million passengers travel annually through the airports of Zurich, Basel, and Geneva.

Tourism, education, business cooperation, and cultural exchanges continue to deepen the ties between the two nations.

Scheurer also commemorated the 100th anniversary of Türkiye's adoption of the Civil Code and Code of Obligations inspired by Swiss law, describing this shared legal heritage as a lasting symbol of mutual trust.

"This common legal heritage remains one of the strongest symbols of confidence and cooperation between our two countries."

Bozay: "Today We Enjoy an Excellent and Multifaceted Partnership"

Deputy Foreign Minister and Director for EU Affairs Ambassador Mehmet Kemal Bozay congratulated the Swiss people on their National Day and praised the outstanding level of bilateral relations.

He emphasized that despite occasional challenges in the past, Türkiye and Switzerland today enjoy an excellent, multidimensional partnership.

Bozay also underlined the impressive economic relationship, noting that bilateral trade has reached approximately 18 billion US dollars, while Swiss foreign direct investment in Türkiye has exceeded 5 billion US dollars over the past two decades.

Professor Bilge Demirköz Honored with the 2026 Tell Award

One of the highlights of the evening was the presentation of the 2026 Tell Award to Professor Bilge Demirköz, Director of METU's Center for Innovation and Entrepreneurship (İVMER) and a member of the United Nations International Independent Scientific Panel on Artificial Intelligence.

Presenting the award, Ambassador Scheurer described Professor Demirköz as:

"One of the finest examples of Swiss-Turkish cooperation."

He praised her internationally recognized contributions to artificial intelligence, particle physics, space science, and her dedication to mentoring the next generation of researchers.

Professor Demirköz: "Science Diplomacy Means Building the Future Together"

Receiving the award, Professor Demirköz delivered an inspiring speech that received prolonged applause.

She explained that Geneva represents not only diplomacy but also a way of looking toward the future.

Reflecting on Türkiye's journey toward CERN associate membership, she noted that the experience continues to inspire international cooperation in artificial intelligence.

In one of the evening's most memorable remarks, she stated:

"The transition from particle physics to artificial intelligence is not as dramatic as it may seem. In particle physics, we study collisions between subatomic particles. Today, we seek to understand what happens when rapidly advancing technology collides with human values."

Professor Demirköz emphasized that science diplomacy is not about allowing technology to determine humanity's future but about ensuring that ethics, international cooperation, curiosity, and shared human values guide technological progress.

Innovation and Trust: The Foundations of Switzerland's Success

The reception showcased Switzerland not only as a global financial center but also as a leader in innovation, science, technology, law, sustainability, and responsible AI governance.

Throughout his address, Ambassador Scheurer consistently emphasized: Innovation Trust, Rule of law, International cooperation, Responsible AI governance ,Sustainable development, Private-sector leadership

Economic Partnership Continues to Grow

Economic cooperation between Türkiye and Switzerland continues to expand steadily.

Swiss companies play an important role in Türkiye across sectors including pharmaceuticals, machinery, chemicals, finance, energy, mining, and advanced technologies.

Emerging collaborations in export finance, green transformation, clean technologies, biotechnology, medical technologies, and artificial intelligence are opening new opportunities and strengthening the long-term strategic partnership between the two countries.

A Century of Friendship, A Shared Future

More than a National Day celebration, the reception symbolized over a century of diplomatic friendship, legal cooperation, economic partnership, and scientific collaboration between Türkiye and Switzerland.

The evening's messages—from artificial intelligence and sustainable development to science diplomacy and innovation—demonstrated the shared determination of both nations to build the future together.

The presentation of the 2026 Tell Award to Professor Bilge Demirköz, together with the launch of the Road to Geneva initiative, marked another significant milestone in strengthening Swiss-Turkish cooperation in science, technology, and artificial intelligence.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Haziran 2026 Perşembe

İstanbul Boğazı’nda Engelliler Merkezi-Yılmaz Parlar

  

Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesine Cumhurbaşkanı Desteği

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Vizyonu Türkiye’yi Küresel Bir Merkeze Taşıyor

Dünyada engelli bireylerin haklarının korunması, sosyal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması ve uluslararası farkındalığın artırılması adına atılacak en önemli adımlardan biri olarak gösterilen Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesi için tarihi bir süreç başladı.

İstanbul Boğazı’nda kurulması planlanan Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca Türkiye için değil, dünya engelli politikaları açısından da örnek gösterilecek bir uluslararası merkez olma özelliği taşıyor.

Projenin hayata geçmesiyle birlikte İstanbul, engelli hakları, erişilebilirlik, eğitim, sosyal kalkınma ve uluslararası iş birliği alanlarında küresel ölçekte önemli bir diplomasi merkezi haline gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı ve iş insanı Halil Sert, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısına katılarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Gerçekleşen görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği tarafından yürütülen çalışmaları takdir ettiği ve projeye yönelik olumlu yaklaşım sergilediği ifade edildi.

Halil Sert yaptığı değerlendirmede, Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi'nin Cumhurbaşkanı'nın desteğiyle İstanbul’da hayata geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılacağını belirterek şu mesajı verdi:

"Türkiye, engelli bireylerin haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda dünyanın örnek aldığı ülkelerden biri olmaya devam edecektir. İstanbul’da kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, insanlık adına çok büyük bir kazanım olacaktır."

Senatör Serkan Bayram’ın Öncülüğünde Hayata Geçecek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin güçlü desteği ve Senatör Serkan Bayram’ın öncülüğünde yürütülen proje, engelli bireylerin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesini amaçlıyor.

Kurulacak merkezin; uluslararası konferanslara, eğitim programlarına, sosyal projelere ve engelli hakları alanındaki küresel çalışmalara ev sahipliği yapması hedefleniyor.

Aynı zamanda merkezin, farklı ülkelerden uzmanları, diplomatları ve sivil toplum kuruluşlarını İstanbul’da buluşturarak yeni iş birliklerinin önünü açacağı belirtiliyor.

Halil Sert, “Bu Proje İnsanlık İçin Bir Sorumluluktur”

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı Halil Sert, projeyi yalnızca bir yatırım veya kurumlaşma çalışması olarak görmediklerini belirterek, bunun insanlık adına üstlenilmiş bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Sert, “İstanbul’un kalbinde kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, milyonlarca engelli bireyin sesi olacak. Bu proje, eşitlik, erişilebilirlik ve insan onuruna verilen değerin somut bir göstergesi olacaktır. Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bu hayalin gerçeğe dönüşeceğine inanıyoruz” dedi.

Türkiye Küresel Bir Merkez Olmaya Hazırlanıyor

Dünya diplomasisinde etkinliği her geçen gün artan Türkiye, bu projeyle birlikte yalnızca siyasi ve ekonomik alanda değil, sosyal sorumluluk ve insan hakları alanlarında da öncü ülkeler arasındaki yerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin öncülüğünde yürütülen bu tarihi girişim, İstanbul’u engelli hakları konusunda dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek ve Türkiye’nin uluslararası itibarı açısından yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.

İstanbul Boğazı’nda yükselecek Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca bir bina değil; umut, eşitlik, erişilebilirlik ve insanlık vicdanının sembolü olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

Historic Step on the Bosphorus

Presidential Support for the United Nations Disability Center Project

DMW International Diplomatic Union’s Vision Positions Türkiye as a Global Hub

A historic process has begun for the United Nations Disability Center Project, regarded as one of the most significant initiatives aimed at protecting the rights of persons with disabilities, ensuring their full and equal participation in society, and increasing global awareness on disability issues.

The United Nations Disability Center, planned to be established on the Bosphorus in Istanbul, is set to become not only a landmark project for Türkiye but also a model international institution in the field of global disability policies.

Once completed, the project will transform Istanbul into a major international center for diplomacy, disability rights, accessibility, education, social development, and international cooperation.

Support from President Erdoğan

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union and a prominent businessman, attended President Recep Tayyip Erdoğan’s parliamentary group meeting and provided information about the ongoing initiatives.

During the meeting, President Erdoğan reportedly expressed his appreciation for the work carried out by the DMW International Diplomatic Union and demonstrated a positive approach toward the project.

In his statement, Halil Sert emphasized that efforts to establish the United Nations Disability Center in Istanbul would be accelerated with the support of the President, saying:

"Türkiye will continue to be among the countries that set an example for the world in protecting and advancing the rights of persons with disabilities. The United Nations Disability Center to be established in Istanbul will be a tremendous achievement for humanity."

To Be Realized Under the Leadership of Senator Serkan Bayram

Supported strongly by the DMW International Diplomatic Union and led by Senator Serkan Bayram, the project aims to strengthen the representation of persons with disabilities on international platforms.

The center is expected to host international conferences, educational programs, social initiatives, and global projects focused on disability rights.

It is also envisioned as a meeting point where experts, diplomats, and civil society organizations from around the world can come together in Istanbul, fostering new partnerships and international cooperation.

Halil Sert: “This Project Is a Responsibility to Humanity”

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union, stressed that the initiative should not be viewed merely as an investment or institutional project, but as a responsibility undertaken for the benefit of humanity.

Sert stated:

"The United Nations Disability Center to be established in the heart of Istanbul will become the voice of millions of persons with disabilities. This project will stand as a concrete symbol of equality, accessibility, and respect for human dignity. With the support of our President, we believe this vision will become a reality."

Türkiye Prepares to Become a Global Center

As Türkiye continues to strengthen its role in international diplomacy, this project is expected to further reinforce the country's leadership not only in political and economic fields but also in social responsibility and human rights.

This historic initiative, carried forward under the leadership of the DMW International Diplomatic Union, will make Istanbul one of the world's most important meeting points for disability rights and open a new chapter in Türkiye’s international standing.

The United Nations Disability Center that will rise on the shores of the Bosphorus will be more than a building; it will become a symbol of hope, equality, accessibility, and the conscience of humanity

yilmazparlar@yahoo.com

9 Nisan 2026 Perşembe

Zafer Partisi Yeni Bir Eşiğe mi Geliyor-Yılmaz Parlar



 Zafer Partisi Yeni Bir Eşiğe mi Geliyor?

Kararsız Seçmen Ne Arıyor?

Sahadan gelen gözlemler, seçmen davranışlarında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor.

Bu değişimde Zafer Partisi ve Genel Başkan Ümit Özdağ’ın söylemleri belirli bir kesimde güçlü karşılık buluyor.


Kararsız Seçmen Neye Yöneliyor?

Son dönemde yapılan saha gözlemleri ve sosyal medya analizleri, kararsız seçmen kitlesinin klasik siyasi söylemlerden uzaklaştığını ortaya koyuyor.

Özellikle üç başlık öne çıkıyor; Net ve doğrudan iletişim, Güvenlik ve göç politikalarında kararlılık, Somut ve uygulanabilir çözüm beklentisi



Zafer Partisi Bu Boşluğu Dolduruyor mu?

Bu noktada, söylemini daha net ve keskin şekilde ortaya koyan Zafer Partisi’nin belirli bir seçmen kitlesinde dikkat çektiği görülüyor.

Genel Başkan Ümit Özdağ’ın, Doğrudan mesajları, Gündem belirleyen çıkışları, Sahaya yönelik söylemleri özellikle kararsız seçmen içinde bir karşılık oluşturmuş durumda.

Kararsızlar İçin Kritik Eşik

Analizlere göre, kararsız seçmen tamamen kopmuş değil; ancak ikna edilebilir bir noktada bulunuyor.

Bu süreçte, ekonomik çözüm dili, daha kapsayıcı iletişim, güven veren yaklaşım, belirleyici olabilir.

Zafer Partisi belirli bir kitlede güçlü bir karşılık üretmiş durumda.

Ancak bu etkinin geniş seçmen tabanına yayılması, kararsız seçmenin beklentilerine verilecek cevaplarla doğrudan ilişkili olacak.

Bu dengenin önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceği, sahada oluşan bu yönelimin geçici bir dalga mı yoksa kalıcı bir kırılma mı olduğunu netleştirecek.”

yilmazparlar@yahoo.com

Is Zafer Party Reaching a New Threshold?

What Do Undecided Voters Want?

Recent field observations suggest a shift in voter behavior. In this shift, the discourse of Zafer Partisi and its leader Ümit Özdağ is gaining traction among certain groups.

Where Are Undecided Voters Turning?

Recent analyses indicate that undecided voters are moving away from traditional political narratives.

Three key expectations stand out; Clear and direct communication, Strong stance on security and migration ,Concrete and applicable solutions

Is Zafer Party Filling the Gap?

In this context, Zafer Party’s sharper and more direct messaging appears to resonate with a segment of voters.

Ümit Özdağ’s, Direct statements, Agenda-setting remarks, Field-oriented messaging have started to gain noticeable attention.

A Critical Moment for Undecided Voters

Undecided voters are not completely disengaged, but they are at a decisive turning point.

At this stage; Economic messaging, Inclusive communication, Trust-building approach could be key factors.

Zafer Party has already built a strong connection with a certain voter base.

However, expanding this influence depends on how effectively it addresses the expectations of undecided voters.

How this balance evolves in the coming period will determine whether the emerging trend signals a lasting transformation.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Ocak 2026 Perşembe

Ümit Özdağ- Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Yılmaz Parlar

  




 

  

İstanbul’dan Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Stratejik Uyarı

Türkiye siyaseti, 8 Ocak 2026 Perşembe günü, İstanbul’dan yükselen olağanüstü netliktedevlet ciddiyeti taşıyan ve milletin gerçek gündemini merkeze alan bir basın toplantısına tanıklık etti.

Bugüne kadar alışılmış siyasi söylemlerin çok ötesine geçen bu açıklama, sadece muhalefet değil, iktidar sorumluluğu taşıyan bir liderlik vizyonu ortaya koyması bakımından dikkat çekti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla yalnızca bir siyasi değerlendirme yapmadı; Türkiye’nin içinde bulunduğu çok boyutlu krize karşı kapsamlı bir yol haritası sundu.

Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye’nin güvenlik, hukuk, ekonomi ve devlet yapısında yaşanan çok yönlü krize karşı hazırlanan 13 maddelik “Acil Devlet Planı”nı kamuoyuna açıkladı. Özdağ, planın devlet ciddiyeti ve milli güvenlik önceliğiyle hazırlandığını vurguladı.

Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı

1-Hukukun üstünlüğü ve AYM kararlarının uygulanması

2-TBMM’nin gasp edilen yetkilerinin iadesi

3-Bakan yardımcılığı sisteminin kaldırılması

4-Müsteşarlık sistemine dönüş

5-TSK’da emir–komuta birliğinin yeniden tesisi

6-GATA ve askeri sağlık sisteminin açılması

7-Askeri yargının yeniden kurulması

8-Sığınmacı dönüş sürecinin başlatılması

9-PKK ile tüm müzakere süreçlerinin bitirilmesi

10-Sınır güvenliği ve mayın uygulaması

11-Montrö’nün tavizsiz uygulanması

12-Mavi Vatan’dan asla geri adım atılmaması

13-Hava savunma sistemlerinin hızla devreye alınması

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan İstanbul’dan Türkiye’ye:
Net, Cesur ve Devlet Aklıyla Yapılan Basın Toplantısı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı kapsamlı açıklamayla ekonomi, güvenlik, sığınmacı ve terör politikalarına ilişkin net çözüm ve uyarılarını kamuoyuyla paylaştı.

Özdağ, “İstanbul’dan Türkiye Gündemi” konseptiyle yaptığı konuşmada açlık, yoksulluk, sığınmacı sorunu ve bölgesel tehditlere karşı devlet ciddiyetiyle hazırlanmış yol haritasını açıkladı.

İstanbul’dan Türkiye Gündemi

Halkla İç İçe, Sahada, Sokakta Siyaset

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının başında Zafer Partisi’nin siyaset anlayışını net ifadelerle ortaya koydu:

Ocak ayı boyunca İstanbul’un tüm ilçelerinde sahada olunacağını,

Esnafla, emekliyle, işçiyle, çiftçiyle yüz yüze temas kurulacağını,

AVM’ler, pazar yerleri, sivil toplum kuruluşlarının tek tek ziyaret edileceğini,

Genel Başkan Yardımcılarının 28 ilde sahaya çıkacağını açıkladı.

Özdağ, Zafer Partisi’nin siyasetinin masa başında değil, milletin içinde yapıldığının altını çizdi.

Açlık Sınırında Yaşam

İşçi, Emekli, Esnaf, Çiftçi İsyanda

Özdağ, Türkiye’nin en yakıcı sorununa dikkat çekti:

Açlık sınırı altında kalan asgari ücret,

Siftahsız kepenk kapatan esnaf,

Emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kalan yaşlı yurttaşlar,

Yüzde 12–18 zamlarla açlığa mahkûm edilen emekliler.

“Cumhur İttifakı’nın gündeminde ne işçi var, ne emekli, ne esnaf…Sarayda lüks var, sokakta sefalet var.” sözleri salonda yankılandı.

Türk Milleti Fakir Değil, Fakirleştirildi

Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’nin kaynak sorunundan değil, yönetim ve adalet sorunu yaşadığını vurguladı:

Küçük bir azınlık İsviçre standartlarında yaşarken,

Büyük çoğunluk Irak seviyesinde hayata mahkûm ediliyor.

Sebep netti: İsraf, yolsuzluk, rant ve adaletsiz dağılım.

Zafer Partisi’nin Net Vaatleri

Sığınmacı ve Kaçaklar

1 yıl içinde uluslararası hukuka uygun şekilde geri gönderme

Her yıl sığınmacılara harcanan 11 milyar doların Türk milletine ayrılması

Ekonomi ve Sosyal Adalet

Asgari ücret yoksulluk sınırının altına düşmeyecek

Emekli maaşları onurlu yaşam seviyesine çıkarılacak

Tarımda yeniden kendine yeten Türkiye

İsraf ve Rant Düzeni

Uçulmayan havaalanları, kullanılmayan otoyolların rantı sona erecek

Beş şirkete verilen devlet ihaleleri masaya yatırılacak

Yurt dışına “yardım” adı altında aktarılan 7 milyar dolar kesilecek

Teröre Ve Demokratik İşgale Karşı Milli Duruş

Özdağ, terörle müzakere süreçlerine açık bir dille karşı çıktı: “PKK, PYD’nin koludur.
Şam’a eklemlenmesi onu meşrulaştırmaz.”

TBMM’de kurulan komisyonların derhal dağıtılması,

PKK/YPG ile her türlü pazarlığın kesin olarak sona erdirilmesi,

Suriye’nin üniter yapısının korunması çağrısı yapıldı.

Suriye, İran Ve Küresel Tehditler

Türkiye Alarm Seviyesinde

Basın toplantısında küresel güvenlik riskleri de masaya yatırıldı:

İran’a olası saldırı ve yeni göç dalgası riski

Suriye’de parçalanma senaryoları

NATO içinde benzeri görülmemiş çatlaklar

Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de artan gerilim

Özdağ, Türkiye’nin yeni bir sığınmacı dalgasını kaldıracak gücünün kalmadığını vurguladı.

Zafer Partisi, Milletin Zaferi Olacak

Prof. Dr. Ümit Özdağ konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Zafer Partisi, işçinin, emeklinin, köylünün, gençlerin partisidir. Bu ülkenin kaynakları bu millete yetecek. Zafer Partisi, Türkiye’nin zaferi olacaktır.”

yilmazparlar@yahoo.com